Etiket: Varis Merkezi Ankara

Varis Merkezi Ankara da bulunan tedavi merkezimiz varis hastalığının teşhis, tedavi ve kontrollerinin yapıldığı bir merkezdir. Varis Tedavisi Merkezimize tedavi öncesinde ve sonrasında her zaman 0 312 224 13 14 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Varisin Sebepleri

Hastalığın yapısını yeterince tanıdığımıza göre şimdi de hastalığın neden olduğundan bahsedeceğiz. Varis toplardamarlarda bulunan kapakçıkların görevini yerine getirememesi sonucu oluşmaktadır. Şimdi ise bunun olmasına neden olan durumları inceleyeceğiz.

Genetik Faktörler

Hastalığın tamamen genetik kökenli olduğunu söylemek çok doğru olmayacaktır. Ancak genetik faktörlerin etkisini de göz ardı edemeyiz. Ailesinde bu sağlık problemi olan bireyler olmayan bireylere göre risk grubundadır. Ailesinde bu problem bulunan bireylerin damarsal yapıları daha zayıf olmaktadır. Bu sebeple normal bireylere nazaran daha fazla önlem almaları tavsiye edilmektedir.

Uzun Süre Hareketsiz Kalınması

Uzun süre masa başında veya ayakta kalınması varis oluşumuna zemin hazırlayan durumlardır.  Halk arasında uzun süre ayakta kalmanın damar genişlemesine sebep olduğu bilinmektedir. Ancak uzun süre oturmanın bu sağlık sorununa sebep olduğu pek bilinmemektedir. Hastalığın kirli kanı kalbe pompalayan toplardamarlar üzerinde meydana geldiğinden bahsetmiştik. Bahsedilen bu toplardamarlar tabiri caiz ise yer çekimine aksi yönde olacak şekilde kan pompalamaya çalışmaktadır. Nasıl ki su akan bir hortumu yer çekiminin aksi yönde tuttuğumuzda su akmak için zorlanırsa, bu damarlarda kirli kanı pompalamak için aynı şekilde zorlanmaktadır. Kişilerin uzun süre ayakta kalması ve oturması bu pompalama işlemini daha da zorlaştırmaktadır. Zorlanma sonucu oluşan baskı damarlardaki kapakçıkların görevini yerine getirememesine ve yapısal bozulmalara sebep olup varisleri oluşturmaktadır.

Gebelik

Hastalığın kadınlarda daha sık gözlendiğinden bahsetmiştik. Gebelikte varis oluşumuna zemin hazırlayan durumlardandır. Gebelikle birlikte kadının vücudundaki kan miktarında artış olmaktadır. Artan bu kan damarlara uygulanan basıncın a artmasına sebep olarak damarların genişlemesine neden olmaktadır.

Aşırı Kilolu Olmak

Fazla kilolar hayatın her alanında olduğu gibi sağlık alanında da bireylerin hayatını zorlaştırmakta ve risk oluşturmaktadır. Fazla kilonun sebep olduğu sağlık problemlerinden bir tanesi de damar genişlemesidir. Vücuttaki fazla kilolar damarlara uygulanan basıncın artmasına sebep olduğu için damarların genişlemesine sebep olmaktadır.

Yaş ilerlemesi

Yaşın ilerlemesi ile birlikte insan bedeni eskisi kadar dayanıklı ve güçlü olmamaktadır. Zaman içerisinde hem deride, hem organlarda deformasyonlar oluşabilmektedir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte varis oluşumuna zemin hazırlayan kapakçıkların bozulması da daha sık gözlenmektedir.

Bu yazımızda sizlere hastalığın neden olduğundan ve kimlerde daha sık görüldüğünden bahsettik. Bir sonraki yazımızda ise sizlere hastalığın sebep olduğu belirti ve şikâyetlerden ayrıntılı olarak bahsedeceğiz.

Varis Çeşitleri Nelerdir?

Varisler tıbbi olarak 3 başlık altında incelenmektedir. Bunlar; orta ve büyük varisler, kılcallardır. Aslında kılcallar tam anlamı ile varis sayılmasa da bunlarla birlikte değerlendirilmektedir.

Varis çeşitleri varisin tipine göre belirlenir.

Orta Boy Varisler

2-3 cm boyutlarında ki damarsal genişlemeler orta boy varisler olarak kabul edilmektedir. Tedavi edilmedikleri takdirde ilerleme eğilimindedirler. Zamanla büyük boyutlu varislere dönüşebilmektedirler.

Büyük Boy Varisler

3 cm ve üzerindeki damar genişlemeleri ise büyük ölçekli olarak kabul edilmektedir. Bunlarda tedavi edilmedikleri takdirde büyüme eğilimindedir ve oldukça tehlikeli boyutlara ulaşabilmektedir. Tedavi edilmeyen büyük ölçekli bir varis zaman içerisinde gelişerek bacak ülseri adı verilen ve tedavisi oldukça zor olan bacak yaralarına dönüşebilmektedir.

Kılcal Varisler

Kılcallar ise bunlar arasında sağlık açısından en zararsız olanlardır. Büyüyüp gelişmekten ziyade yayılma eğilimindedirler.

Ağrısız Varis Tedavisi

Ameliyatsız Varis Tedavisi

Ameliyatsız Varis Tedavisi

Bacak toplardamarlarında meydana gelen varis hastalığının tedavisi uzun yıllar boyunca kalp damar cerrahları tarafından yapılmıştır. Elbette ameliyat ile varis tedavisinin beklenen yan etkisi de ağrılı iyileşme süreci olmuştur. Ağrılı ve uzun iyileşme süreci çoğu varis hastası için tedavinin ertelemesine neden olmuştur. Varis tedavisinin ertelenmesi bacak varisi hastalarının varise bağlı şikayetlerinin çok ileri seviyelere ilerlemesine de neden olmuştur.

Ağrısız Varis Tedavisi Nasıl Yapılır

Ağrısız varis tedavisi modern teknolojinin sunduğu ameliyat dışı varis tedavisi yöntemleridir. Bunları saymak gerekirse; köpük tedavisi, lazerle varis tedavisi, skleroterapi, buharla varis tedavisi ve yapıştırıcı ile varis tedavisi olmaktadır.

Lazerli Varis Tedavisi

Ağrısız varis tedavisi yöntemlerinden biri olan lazerle varis tedavisi bacak toplardamarlarının lazer enerjisi kullanılarak kapatılmasıdır. Varis tedavisinin temel amacı varisli damarların kalıcı olarak kapatılmasıdır. Bunun için lazer enerjisi kullanıldığı durumlarda varisli damar içine bir katater yardımıyla girişim yapılır ve varisli damarın iç yüzeyi yakılarak varisli damar kapatılır. Kapatılan bu damar varise bağlı şikayetlerin ortadan kalkmasına neden olur.

Köpük Tedavisi

Aynı şekilde varisli damarların bazıları nispeten daha ince varislerin kapatılması için köpük tedavisi yöntemine de başvurulmaktadır. Köpükle varis tedavisinde kullanılan ilaç varisli damarın içine köpürtülerek verilir. Köpük haline getirilen bu ilaç damarın iç yüzeyine yapışarak damarın kapanmasını sağlar. Böylece varisli damarlar kalıcı olarak kapanır. Kapanan damarlar sağlıksız olduğu için sağlıklı damarlar işini daha rahat yapabilir hale gelir. Böylece varise bağlı şikayetler sona erer.

Kılcal Varisler İçin Skleroterapi

Daha kılcal varislerin tedavisi için kullanılan bir yöntem de skleroterapi ile varis tedavisidir. Bu yöntem genellikle kılcal damar varislerinin tedavisi için kullanılır. Bu varisler genellikle estetik kaygılar nedeniyle tedavi edilmesine rağmen, tedavi edilmeyen kılcal varisler venöz yaraların oluşmasına da neden olabilir.

Yukarıda anlattığımız varis tedavisi yöntemlerinin tamamı hastaya narkoz verilmeden uygulanır. Hasta tedavi olurken ağrı duymaz. Tedavi sonrasında uzun bir iyileşme süresi olmaz. Hasta tedaviden sonraki dönemde de ağrı sorunu ile karşı karşıya kalmaz.

Ağrısız varis tedavisi yöntemleri ile varis tedavisi olmak için bize ulaşabilirsiniz.

Varis

Varis

Varis Nedir?

Varis Nedir?

Varisler, cildimizin hemen altında yer alan yüzeyel toplardamarlardaki kapakların işlevlerinin bozulmasıdır. Bacaklarda görülen varisler, hayat kalitesinde ve iş gücünde ciddi kayıplara neden olan bir hastalıktır. Varisler sadece kozmetik probleme yol açmaz aynı zamanda bacaklarda ağrı, şişlik, kramp, kaşınma, ağırlık hissi ve yorgunluk hissi yaratarak kişilerin sosyal yaşamını etkiler.

Toplumun %15-%20 sinde yani her beş yada altı kişiden birinde görülür. Varis görülme olasılığı, ailesinde varis olanlarda, kadınlarda, şişman kişilerde, doğum yapmış olanlarda (özellikle 2 ve daha fazla doğum yapmış olanlarda), hareketsiz hayat biçiminde, işi gereği uzun süre ayakta kalan kişilerde (öğretmenler gibi) daha sık görülür. Varis gelişiminin temel nedeni olan venöz reflü (toplardamarlardaki kapakların işlevlerinin bozulması) alt ekstremite toplardamarları olan büyük safen ven ve küçük safen vende sık olarak görülmektedir. Yıllar içinde yerçekimininde etkisiyle bacakta toplardamarlar şişer, genişler ve varisleri oluşturur.

Varisler tedavi edilmezse ne gibi problemlere yol açabilir?

Tedavi edilmeyen varisler, zamanla çoğalıp deride renk değişiklikleri ve dolaşım bozukluğuna bağlı yaralar oluşturabilir. Büyük varisler içinde yavaşlamış kan akımı nedeni ile pıhtılaşma oluşabilir. Bu pıhtının derindeki toplardamara veya akciğere gitmesi (emboli) söz konusu olabilir.

Varise bağlı şikayetler; sabahları az, ilerleyen saatlerde yerçekiminin etkisi ve ayakta kalma süresi arttığında varislerin şişip dolması nedeni ile daha fazladır. Bacağı yükseltmekle ayakta rahatlama hissi oluşur. Varis çorabı giymek yüzeyel varislere kompresyon yapıp, varislerin genişlemesini engelleyip yüzeyel varislerin derin toplardamarlara yönlenmesini sağladığı için şikayetleri azaltır.

Şikayetler sıcak havalarda daha belirgin soğuk havalarda daha azdır. Bacak kaslarını çalıştıracak her tür egzersiz, varis gelişimini azaltabilir.

Tanı ve varis tedavisi karar verilmesi için renkli Doppler ultrasonografi yapılması gereklidir. Bu yöntemle cildin alt kısmında yer alan ve çıplak gözle görülemeyen varisler ve varislerin oluşumuna yol açan derin yerleşimli damarların kapak yapıları ve bu damarlarda venöz kaçış değerlendirilmesi ve venöz anatominin tam olarak ortaya konması, bu yöntem ile anlaşılacaktır. Bu nedenle varis tedavisinde en önemli basamak, ayakta yapılan renkli Doppler ultrasonografi değerlendirmesidir.

Varis Tedavisi

Varis tedavisine karar verirken birçok unsur göz önüne alınmalıdır:

• Bacağın iç kısmındaki büyük toplardamarların durumu,

• Venöz yetmezlik veya varislerin oluşturduğu şikayetler,

• Varisin ilerde yaratabileceği problemler.

Konservatif Tedavi

Temel olarak basınçlı varis çorabı kullanımıdır. Genel olarak grade 1 (18-21 mmHg) basınçlı çoraplar yeterlidir. Çorap dışında, kilo verme, egzersiz ve bacak elevasyonu fayda sağlamaktadır. Ancak konservatif tedavi altta yatan temel problemi düzeltmediği için, ancak semptomatik tedavi sağlar. Varis tedavisin temeli, altta yatan yüzeyel venöz yetersizliğin tedavisidir. Varislere bağlı semptomların ve kozmetik problemlerin tam olarak giderilmesi için sıklıkla venöz reflüye yönelik tedaviyle eş zamanlı yada ayrı bir seansta skleroterapi de uygulanmaktadır.

Girişimsel Radyolojik Yöntemlerle Varis Tedavisi

Tedavide esas olarak endovenöz lazer veya RF ablasyon (ısı kullanılarak yapılan termal ablasyon yöntemleri kullanılmaktadır. Bu yöntemlerin yanı sıra sıcak buhar ve yapıştırma yöntemleri ile de tedavi yapılabilmektedir. Yaklaşık 20 yıldır kullanılan termal ablasyon güvenli ve etkin olması, düşük yan etki oranları, genel anestezi ve hastane yatışı gerektirmemesi gibi avantajları nedeniyle son yıllarda sık olarak uygulanan yöntem olmuştur.

İşlem lokal anestezi ve IV sedasyon eşliğinde, hastanın işlem sırasında ağrı duymayacağı şekilde gerçekleştirilir. Amaç ; fonksiyon bozukluğu olan ve venöz reflü ve varisleri oluşturan dıştan göremediğimiz toplardamarın tamamen yok edilmesidir. Tedavi edilecek bacak steril olarak kapatıldıktan sonra işlem ultrasonografi eşliğinde yapılır. Milimetrik bir kesiden bu toplardamara ultrasonografi eşliğinde girilip, lazer telinin damar içine yerleştirilmesinden sonra yine ultrasonografi eşliğinde lazer teli etrafına tümesan anestezi sağlayan sıvı enjeksiyonunu takiben işlem uygulanır. İşlem sonrası hastalar kısa bir dinlenme sonrasında yürüyerek evlerine dönebilir. Varis çorabı kullanımı işlemden sonra 1hafta-1 ay arasında tavsiye edilmektedir.

Tedaviden sonra varisler ne kadar zamanda iyileşir sık sorulan bir sorudur.

İyileşme varisin tipine ve kişiden kişiye değişiklik gösterir, büyük varislerde genellikle bir ay içinde hem bacakta rahatlama hem de varislerde düzelme görülür. İyileşme daha sonrada devam eder ve maksimum iyileşme ortalama 6-7 ay arasında sağlanır. Özellikle cilt altındaki belirgin varislere yapılan skleroterapi sonrasında bu yüzeyel varislerin küçülüp kaybolması zaman alan bir süreçtir. Endovenöz lazer veya rf ablasyon sonrasında başarı oranları 1. yılda %90 üzerindedir.

Radyofrekansla Tedavi

Bacaklarda meydana gelen varisler başta kadınların önemli sorunlarından biridir. Birçok varis türü gözle görülür bir şekilde bacaklarda damar genişlemesine ve bacaklarda renk değişimlerine neden olmaktadır. Bazı varis türleri ise yapılan incelemelerden sonra net olarak tespit edilebilir. Varisler, hastalarda görsel bir sorun olabildiği gibi, tedavi gerektiren sağlık sorunlarına yol açabilir. İlerleyen varis sorunlarına karşı doktor kontrolünden geçmek önemlidir. Günümüzün gelişmiş tedavi yöntemlerinden biri de radyofrekansla varis tedavisi ya da diğer adıyla, RF varis tedavisidir.

Varis sorununa çözüm olarak geliştirilen pek çok tedavi yöntemi vardır. Ameliyat ile çözülen varis sorunlarına ek olarak, ameliyat olmaya bile gerek duyulmadan, birçok varis sorunundan kurtulma imkanı bulunmaktadır. Lazer, buhar, radyo frekansları, köpük ve skleroterapi gibi yöntemler, ameliyatla varis tedavisinden farklı olarak, kısa sürede uygulanan tedavi yollarıdır. Hastalar açsından daha pratik olan bu yöntemlerin uygulanmasında, ameliyatta olduğu gibi, varisin tekrarlaması riskleri olabilir. Gelişen teknoloji ile tekrarlama gibi sorunların oranı azaltılmaktadır. Güvenilir bir sağlık kurumunda, tedaviye ihtiyaç duyulan varis sorunlarına karşı, radyofrekans varis tedavisi olabilirsiniz.

Varisin radyo frekanslarıyla tedavisi, genellikle küçük ve orta varislerden kurtulmada etkin bir yöntem olarak bilinir. Tedavide radyo frekansları kullanılan bu yöntemde, ısı yoluyla sorunlu damarların kapatılması sağlanır. RF varis tedavisi, kısa süreli tedavi yöntemlerinden biridir. Ortalama tedavi süresi 15 dakika ile 1 saat arasında değişebilir. Varislerin durumu ve dağılımı tedavinin ne kadar süreceği açısından önemlidir. Radyo dalgalarıyla varise çözüm yöntemi gibi ameliyatsız tedavilerde, hasta aynı gün içinde evine dönebilmektedir.

Tedavi sürecinde, radyo frekanslarıyla yapılan işlemde varisler hemen, gözle görülür şekilde ortadan kalkmaya başlar. Uygulanan ısıtma işlemi varislerin iptal edilmesini sağlamaktadır. Genel olarak, varis tedavisinden sonra varisli bölgelerde pek bir iz kalmamaktadır. Tedaviden sonra hastaların uyması gereken kuralları iyi takip etmesi gerekir. Çoğu hasta için tek seanslık radyofrekans varis tedavisi yeterli olmaktadır. Daha ağır varis sorunlarında ikinci bir seansa ihtiyaç duyulabilir.